Bir kitap en iyi arkadaştır. Bugün için ve ebediyen. 

(m. f. tupper)

Bir kitap en iyi arkadaştır. Bugün için ve ebediyen.


(m. f. tupper)

12 Mayıs 2012 / 25 yorum


…ama bu bir şapkanın resmi değildi ki.
Yuttuğu bir fili sindirmeye çalışan bir boğa yılanın resmiydi.


Küçük Prens’i okuyun. 

…ama bu bir şapkanın resmi değildi ki.

Yuttuğu bir fili sindirmeye çalışan bir boğa yılanın resmiydi.



Küçük Prens’i okuyun. 

25 Ni 2012 / 129 yorum

“Bildiğim bir gezegende, suratı mosmor olmuş bir adam yaşıyor…” diye konuşmaya başladı. 
“Ne bir çiçek koklamış, ne bir yıldıza bakmış, ne de bir kimseye karşı içten bir sevgi duymuştur. Hep rakamlarla uğraşmaktan, sayılar toplamaktan bir gün başını kaldırıp başka bir şeye ilgi göstermemiştir hayatında. 
O da her gün senin gibi söylenip durur: Ciddi bir işle uğraşıyorum ben! Ciddi işlerim var benim! 
Bununla gururlanır, övünülecek bir şey sanır bu sözleri. 
Böyleyken, ona bir insan gözüyle bakılır mı hiç? Olsa olsa mantarın tekidir o!”

“Bildiğim bir gezegende, suratı mosmor olmuş bir adam yaşıyor…” diye konuşmaya başladı. 

“Ne bir çiçek koklamış, ne bir yıldıza bakmış, ne de bir kimseye karşı içten bir sevgi duymuştur. Hep rakamlarla uğraşmaktan, sayılar toplamaktan bir gün başını kaldırıp başka bir şeye ilgi göstermemiştir hayatında.

O da her gün senin gibi söylenip durur: Ciddi bir işle uğraşıyorum ben! Ciddi işlerim var benim!

Bununla gururlanır, övünülecek bir şey sanır bu sözleri.

Böyleyken, ona bir insan gözüyle bakılır mı hiç? Olsa olsa mantarın tekidir o!”

24 Ni 2012 / 9 yorum

Firarperest’i okuyun.

Sahi “yârim” ne güzel kelimeydi. Ağızda akide şekeri. “Yârim” der, sonra bir es verir, gayriihtiyari susardın. Söyleyecek söz kalmazdı ardından.

Tek başına kaç cümleye bedeldi kelimeler. Eskiden harfler daha mı kıymetliydi? Bir mektup yeterdi aylar süren ayrılıkların sessizliğini kapatmaya. Tek bir yemin yeterdi aradaki mesafeleri azaltmaya. Artık hiçbir şey o kıvamda değil.

İbre şaştı, ayar bozuldu sanki. El titredi, akort bozuldu sanki. İlişkilerimizin ahengi eskisi gibi değil. Kelime cömerdi, duygu cimrisi bugünün insanı. Konuşmaya gelince açıyor ağzını, duygulanmaya gelince tutuyor kendini.

Zaman yok ya, hep bir telaş halindeyiz ya, bunca koşuşturma arasında kimsenin durup da duygulanmaya vakti yok.

19 Ni 2012 / 4 yorum

Böyle bir yer. 

Böyle bir yer. 

15 Ni 2012 / 16 yorum

“Daha çok anlat”
“Hoşuna gidiyor mu?”
“Çok. Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.”
“Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?”
“Gider gibi yaparız.”

“Daha çok anlat”

“Hoşuna gidiyor mu?”

“Çok. Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.”

“Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?”

“Gider gibi yaparız.”

7 Ni 2012 / 19 yorum

“Lütfen bana buradan ne tarafa gitmem gerektiğini söyler misiniz?”
“Bu büyük ölçüde nereye varmak istediğine bağlı.” dedi kedi.
“Nereye vardığım o kadar da önemli değil-” dedi Alice.
“O zaman ne tarafa gittiğinin bir önemi yok,” dedi kedi.
“-yeter ki bir yere varayım.” diye açıklamada bulundu Alice.
“Hah! Ondan hiç şüphen olmasın,” dedi kedi, “yeterince yürürsen mutlaka bir yere varırsın.”

“Lütfen bana buradan ne tarafa gitmem gerektiğini söyler misiniz?”

“Bu büyük ölçüde nereye varmak istediğine bağlı.” dedi kedi.

“Nereye vardığım o kadar da önemli değil-” dedi Alice.

“O zaman ne tarafa gittiğinin bir önemi yok,” dedi kedi.

“-yeter ki bir yere varayım.” diye açıklamada bulundu Alice.

“Hah! Ondan hiç şüphen olmasın,” dedi kedi, “yeterince yürürsen mutlaka bir yere varırsın.”

25 Mar 2012 / 11 yorum